1.50
1.93
60,981

YARGIDAN TARİHİ KARAR

YARGIDAN TARİHİ KARAR

ALKIŞLA Hüsrev HATEMİ Bey Alkışla Sende Zıvanadan Çıktın Sonunda Burası İran Değil..


28 Nisan 2010 23:50
font boyutu küçülsün büyüsün


Siz asıl bu türbanı kullanan, dini sömürenlere kasalarını dolduranlara bakın isterseniz. Örnek:Deniz  feneri, islami holdingler gibi....

Ebru ASİLTÜRK

 

Emine Erdoğan ve Hayrunisa Gül’ün başörtüleri için yapılan suç duyurusuna ‘Böyle bir suç tanımı yoktur’ gerekçesiyle takipsizlik kararı verdi

Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekili Nuri Yiğit, kamusal alanda türban takılmasının suç olmadığı yönünde önemli bir karara imza attı. Yiğit, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün eşi Hayrünnisa Gül ve Başbakan Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın kamusal alanda başörtüsü takması ile ilgili yapılan suç duyurusunda takipsizlik krarı verdi. Yiğit, türban konusunda TCK’da suç tanımı ve müeyyide olmadığını ifade etti.

SUÇ  TANIMLAMASI YAPILMAMIŞTIR

Almanya’da yaşayan ve 1999’dan bu yana Avrupa Türkiye Cumhuriyeti Kadınları Derneği’nin başkanlığını yapan Sultan Atıcı’nın, Hayrünnisa Gül ve Emine Erdoğan hakkında yaptığı suç duyurusunu değerlendiren Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekili Nuri Yiğit, verdiği takipsizlik kararıyla önemli bir tartışmaya da son noktayı koymuş oldu. Kararda “Bir fiilin suç oluşturabilmesi için Türk Ceza Kanunu’nda ya da özel ceza kanunlarında suç olarak tanımlanması ve müeyyidesinin bulunması gerektiği’’ ifade edildi. Yiğit verdiği takipsizlik kararında, “iddia edilen olaylar bakımından ceza hukukunda suç tanımlamasına yönelik bir düzenleme ve müeyyide bulunmadığı gibi, aynı konuda idari bir soruşturmayı gerektiren düzenlemenin de mevcut olmadığı ve bu nedenle soruşturma evrakının intikal ettirileceği bir başka idari makam da bulunmamaktadır” dedi.

BÖYLEBİR İDARİ DÜZENLEME DE YOK

Suç duyurusu dilekçesinde, ‘’Türk kadınını temsil görevine sahip kişiler olan Hayrünnisa Gül ve Emine Erdoğan’ın, kamu alanı sayılan yurt dışı görüşmelere ve yurt içinde Anayasa ve yasalar ile belirtilen resmi günlere, dinsel kıyafet olan ve siyasi simge niteliği bulunan türban ile katılarak suç işledikleri’’ iddiasında bulunulmuştu. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının verdiği bu kararı değerlendiren hukukçular bugüne kadar anayasada herhangi bir yasak olmadığı halde kamusal alanda başörtüsü yasağı tartışması yaşandığını ancak bu kararın böyle bir yasak olmadığını teyit eder önemli bir karar olduğuna dikkat çekti.

Star Gazetesi'ne konuşan hukukçuların karara tepkileri şöyle oldu:

"KAMUSAL ALAN DİYE BİR DÜZENLEME HİÇ OLMADI"

Avukat Kazım Berzeg: Bu kararın bir ilk olduğunu düşünüyorum. Suç ihbarı saçma. Hukukta bir kural vardır, kanunsuz suç olmaz.

Prof. Dr. Mümtaz’er Türköne:  Zaten bizin hukukumuzda, ‘kamusal alan’ diye bir tabir yok. Türkiye’de başörtüsü yasağı üniversitelerin üniversite öğrencilerine ve devletinde devlet memurlarına koyduğu bir yasak. Aslında her kamusal alana yasal olarak baktığımızda türbanla girmek mümkün. Bununla ilgili hiçbir yasak yok. Türkiye’de asıl sorun da zaten alanlarla ilgili değil, sıfatlarla ilgili. Anayasamızda asıl değiştirilmesi gereken sıfatlar.

Prof. Dr. Doğu Ergil: “Başörtüsü ile kamusal alana girilmez diye bir yasa yok. Yasa olmayınca da yaptırımı yok. Bu suç duyurusunun mantığı Türkiye’de etkili olsa idi bence başörtülü bütün kadınların çocuklarının askere alınmaması lazımdı. Meclisin büyük bir kısmı boşalmış olurdu eşleri başörtülü diye. Bu suç duyurusunda bulunan bu aşırı taleplerlede bulunanlara ‘iyi oldu mu’ diye somak lazım.”

Prof. Ergun Özbudun: “Kamusal alanda türban takmayı yasaklayan benim bildiğim kadarıyla kanun hükmü yok. Kamusal alan tabiri zaten hiçbir yerde yok. Nedir kamusal alan? Sokak da mı kamusal alandır? Bunun tanımı yoktur.”

"BU KARARI ALKIŞLIYORUM"

Prof. Hüseyin Hatemi: “Anayasada bir hürriyetin sınırlanması suç olması için suç haline getiren bir kanun hükmünün olması lazım.  Başörtüsünü suç haline getirmek için uğraşan bazı tipler vardı. Hiçbir mevzuatta başörtüsü suç haline getirilmiş değildir. Getirmesinin de imkanı yoktur. Ankara’da savcılar var diyorum ve bu kararı doğru buluyorum. Çok tabii olan bu kararı alkışlıyorum”


 













Yorum ekleYorum ekle


Yorumlar (2)
  • Huseyin / 12 Mayıs 2010 16:20

    1071 DEN BERİ BÖYLE REZİLLİK GÖRÜLMEDİ

    Ben Anadoluda taşrada yaşayan sıradan biriyim.
    1071 de Sultan Alparslan'ın Malazgirt'te Anadolu kapılarını açıp burayı bizlere yurt olarak miras bırakan ecdadımızın kemiklerini sızlatıyorsunuz.
    Ecdad bize söyleyecek bir söz bırakmadığından yine onun diliyle yorum yapalım.

    "Kızımın örtüsü batmakta rezilin gözüne,
    Acırım tükrüğe billahi tükürsem yüzüne...!"
    (Mehmet Akif Ersoy)

    "Kim demiş Avrupa insanı medeni.
    Ne edep var ne haya çırılçıplak bedeni.
    Medeni olmak açmaksa bedeni
    Desenize hayvanlar sizden daha medeni.. "

    Rezilliğin pespayeliğin bu kadarına pes doğrusu.
  • Hakan Asiltürk / 29 Nisan 2010 01:20

    İslami Holding demeyelim

    İslami Holding demeyelim, bunların ekmeğine yağ sürmeyelim.
    Bunların yaptıklarına bak birde Allah'ın dini İslam'a bak, bunların yaptığını budistler yapmaz. O yüzden bunların üçkağıt holdinglerine "İslami" holding demeyelim...