1.50
1.93
60,981
ZEYNEP TÜRK

TÜRKÇE BAKIŞ

ZEYNEP TÜRK

okurdinler@gmail.com


5 Nisan 2010
font boyutu küçülsün büyüsün

İYOT...


Araya zaman girdi. Doğrudur. Hastalıklar, gündem, iş derdi derken son yazdığımdan bu yana on altı hafta geçmiş. Neler olmadı ki bu arada? Tescilli soy kırancıların kabul ettiği “sözüm ona soykırım” iddiaları, anayasa değişikliği çalışmaları, Ümraniye soruşturması ile alınıp serbest bırakılan komutanlarımız ve hala önüne net bir şey sunulmadan, mışlarla, mişlerle içeride tutulan insanlarımız. Yargıya müdahale demeyin lütfen çünkü önüne gelenin, aklına geldiği şekilde, mesnetsiz iddialarla ekranlarda her gün ahkâm kestiği dönemde benim de fikrim bu. Ama göre böyle. Şimdilerde delik deşik olmuş ve kesinlikle değiştirilmek istenen Anayasamızın 26. maddesine göre herkes fikrini söylemekte özgür..

         Türkiye’ye bir dönüştürme süreci yükleniyor. Adına demokrasi dedikleri, küreselleşme eklentileriyle desteklenen, cemaatin de dâhil olmasıyla şekillenen, bir takım hareketler ve yapılanma çalışmalarıyla, Gazi Mustafa Kemal’in Türkiye’si başka bir yapıya doğru sanki girdaba girmiş gibi ilerliyor.

         Aslında böyle değil. Bu gösterilmek istenen. Bu “Bitti artık, yapacak bir şey yok” diye umutları sönmüş, gönülleri kırgın, inandığı değerleri sorgular hale gelmiş insanların, “aslında evet biz çok farklıyız, çok çeşitliyiz, hay Allah bunu da mı yapmışız acaba” diye beyinlerinin karıştırılmaya çalışıldığı sözde bir dönem. Yazılan kitaplar, yapılan programlar, hep karşıtlıklar, hep farklılıklar ve bezeri sözler, düşünceler…

         Dünyanın başka bir ülkesi var mıdır ki başarısız olduğu dönemi sürekli farklılıkları vurgulayıp olmayan düşmanlığı körükleyecek bir iktidara sahip olsun. Var aslında. Üçüncü dünya ülkeleri diyorlar onlara Sorosçuların merhabalarıyla kararan yaşamlarını hala geri alma mücadelesi yapan ülkeler.

         Bizim ülkemiz böyle mi? Ben düşünmüyorum. Çünkü iki sinemaya gittim bu ara. İkisinde de salona bakınca kılık kıyafetten, konuşmalarından, hitap şekillerinden, yaş ortalamasından, gözlerinden herkesin olduğu filmlerdi. Salona girerken gülüp birbirlerine espiri yapan yüzlerin çıkıştaki ifadelerini fotoğraf sanatçıları görüntüleseydi benim bu kadar yazmama gerek kalmazdı sanıyorum.

         İki filmde başladığında önce bir sessizlik, beş dakika sonra da etkisi insanın içine işleyen başka bir sessizlik. Fark etmeden karanlıkta birbirine bakan insanlar. Çantaların açılıp kapanması içinden çıkan cırt sesleri. Fazla değil birkaç dakika sonra burun çeken insanlar.

         İki filmde bittiğinde alkışlar, alkışlar, alkışlar..Bakıyorum etrafıma her yaştan var. Çocukta var, yaşlı da. Başını örteninde gözleri kızarmış ağlamaktan, örtmeyeninde..Düşük belli pantolon giyen kızlarda ağlıyor, kocaman çuval gibi pantolonları giymiş hiphopçu gençler de..

         İki sene önceki “Mustafa” dan çıkınca suratlar nasıl tuhaf ve öfkeli, ve boş vermişlik içindeyse bu iki ayrı filmin, iki ayrı gösteriminden çıktığım zaman ki yüzler o kadar keskin, hüzünlü, coşkulu, inanmış ve gururlu.

         Biz anlatılmak ya da inandırılmak istenen insanlar topluluğu değiliz. Bunca dezenformasyon çabalarına rağmen biz, hâlâ Atasına ve ona inanan Türk halkıyız. Her birimiz Anadolu’yuz, Rumeli’yiz..

         “Veda” ve “Dersimiz Atatürk” seyircisi anlatıyor.

         Babalar gibi satanlar da, analarını alıp gitmemekte ısrar edenler de burada..

         Her şey aslında İYOT gibi ortada…

        

Hak eden herkese saygılar…

Zeynep Oruncak TÜRK

04.04.2010  















Yorum ekleYorum ekle
Yorumlar (1)
  • AYNUR ALSAN / 10 Nisan 2010 19:08

    CUMHURİYET ÖĞRETMENİNE!

    SEVGİLİ ZEYNEP ÖĞRETMENİM (MUSTAFA KEMALİN CESUR KIZI), UZUN ZAMANDAN SONRA KÖŞENİZDE O GÜÇLÜ YÜREĞİNİZİN VE KALEMİNİZİN SESİNİ OKUMAK BİR TÜRK KIZI OLARAK BENİ ÇOK MUTLU ETTİ.ÇOCUKLUĞUMDAN BERİ İKİ MESLEĞE ÇOK AŞIKTIM.AŞIKTIM KELİMESİ ÇOK HAFİF GELİR.İÇİNDE İNSANLIK,TÜRKLÜK,VATAN,MİLLET,BAYRAK,ATATÜRK,ASKERLİK VE MEHMETÇİK SEVGİSİYLE DOLU OLAN BU İKİ MESLEĞİN SEVDASI RUHUMUN DERİNLİKLERİNE VE İLİKLERİME KADAR İŞLEMİŞTİ.DAHA DOĞRUSU BEN BU SEVDALARLA DOĞDUM,BÜYÜDÜM,YAŞADIM,YAŞIYORUM...BİR ÇOK İNSAN ÖĞRETMEN OLABİLİR FAKAT SİZİN GİBİ ÖĞRETMEN OLMAK ÇOK FARKLI,TIPKI BENİM HAYALLERİMDEKİ VE İDAALLERİMDEKİ GİBİ...SİZ MUSTAFA KEMAL'İN CESUR KIZI,YURDUMU AYDINLATAN LAİK TÜRKİYE CUMHURİYETİMİN IŞIĞI,SAHİBİ OLDUĞUNUZ KUTSAL MESLEĞİNİZLE (ÖĞRETMENLİĞİNİZLE) BENİM KAVUŞAMADIĞIM HAYALLERİMİ SÜSLÜYORSUNUZ...
    YAZILARINIZIN HEPSİ ÇOK GÜZEL,ÇOK ANLAMLI VE ÇOK GÜÇLÜ...(ÜLKEM İÇİN BENDE AYDINLIK BİR ÖĞRETMEN OLABİLSEYDİM) NEREYE GİDERSEM GİDEYİM,BAŞIMA NE GELİRSE GELSİN,SEN BAYANSIN DİYE ÇİZİLEN BÜTÜN ENGELLERE İNAT MUSTAFA KEMAL'İN İZİNDE YÜRÜMEK İSTERDİM...YÜREĞİMLE HİÇ AYRILMADAN YÜRÜDÜĞÜM GİBİ.SAYGILARIMLA.YÜCE ALLAH'A EMANET OLUN SEVGİLİ ÖĞRETMENİM.




Bu yazarın diğer yazıları