Sen doğruysan öteki yanlış,
Sen haklıysan öteki haksız,
Sen bilirsin öteki bilmez,
Sen duyarsın öteki duymaz,
Sen anlarsın öteki umursamaz,
Sen dersin öteki demez,
Sen fakirsen öteki zengin,
Sen beyazsan öteki siyah,
Şimdi cesur olalım biraz..
Sen Sünni öteki Alevi,
Sen Rum’san öteki Ermeni,
Sen Süryani’ysen öteki Boşnak,
Sen Çerkez’sen öteki Kürt,
Sen Türk’sen öteki HERKES…
İşte bugün gelinen ya da sanki varmış gibi gösterilmek istenen olgu bu..
Ötekileştirmenin ne tarafında olursanız olun sorunun içindesiniz demektir..
Kendinizin dışındaki herkesi öteki yani “sizi yok saymak isteyen potansiyel güç farz ederseniz” oyuna (istenilen kıvama) gelmişsiniz demektir..
Bir ülkeyi, farklılıkları ortaya çıkarıp, ayrıştırmacı zihniyetlerle çatışmalara götürmek istemek, bana göre aslen vatana ihanetin daniskasıdır, dik alasıdır, zirve noktasıdır..
Bu ülkede yaşayan Türkler ya da kendisine Türk diyenler ya da Türk olmadığı halde öyle hissedenler kendilerinin dışındakileri ötekileştirmemişlerdir..Yoksa nisan ayında 87. yılını kutlayacağımız Cumhuriyetimizde hala bir arada yaşıyor olmazdık mağdurluğu iddia edilen “ötekilerle”…
İnsan olmanın erdemine haiz olamamış, maddi menfaati öncelikli kabul edip, yaşam biçimini buna göre sürdüren benciller ve hainler her ülkede her dönem olmuştur. Bu yeni bir şey değildir.
Türkiye üzerine oynanan oyunun en fazla açığa çıktığı şu dönemde, kaos ortamına ve “ötekileştirme” sürecine şiddetle karşı çıkıyor ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün şu sözüyle bitirmek istiyorum..
"Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Türkiye halkına Türk Milleti denir"
"Türkiye halkı, ırken veya dinen veya harsen birleşik ve yekdiğerine karşı hürmet ve fedakârlık hisleriyle dolu ve mukadderat ve menfaatleri ortak olan bir toplumsal hey'ettir"
Hak eden herkese saygılarımla..
Zeynep Oruncak TÜRK
17.01.2010