1.50
1.93
60,838
Fuat YILMAZER

Fuat YILMAZER

a.f.yilmazer@gmail.com


18 Kasım 2009
font boyutu küçülsün büyüsün

KORSANLARIN NAMUSU TOPLUMDAKİ BOZULMA


 

            Korsanların namusu ile toplumdaki bozulmanın ne ilgisi var denilebilir. Vardır elbette. Bu yozlaşma yoğunluğu içinde dahi bazı insanlarda duyguların öneminin yitirmediğini belirtmek amacıyla yazdım.

            Milli duygu, paranın yani maddiyatın önüne geçebiliyor. İnsanların büyük oranda duygusuzlaştığı, bireyselleştiği, maddileştiği yirmi birinci yüzyılda insanı duygulandıran bir haber izledim.

            Korsan Film satanlar, Güneydoğuda görev yapan askerlerimizin durumunu anlatan “Nefes” adlı filmin kopyasını yapmama, dağıtmama, satmama, yapanlara da engel olmaya karar vermişler.

Bir televizyon kanalının haber bültenlerinde bahsedilen bu olay Türk insanının ülkesine ve askerine karşı ne kadar duyarlı olduğunu gösteriyor.

            Korsan demek başkasının hakkını,haksız ve izinsiz olarak gasp eden, çalan zorba diye tarif edilir. Korsanlığın çok çeşitleri vardır. Bahse konu olanlarda film korsanlarıdır. Başkasının hakkını izinsiz gasp edenlerdir. Bunların etkisizleştirilmesi için yasa çıkarılmış ama tam başarılı olunduğu söylenemez. Bu zihniyetteki insanların dahi vatan,millet ve asker yani milli duygular karşısında haksız kazançta olsa olan gelirden vazgeçmeleri manidardır.

            Değerlerimizin sevgisinin derinde olması da insana başka bir haz vermektedir.

            Bunlar olurken başka bir tarafta da acı olaylar ve duygular yaşanmaktadır. İstanbul’da bir belediye otobüsü içinde insanlar varken molotof kokteylli saldırıyla yakılmıştır.16 yaşındaki genç bir kızımız 3.derece yanıkla kurtarılmıştır. İçinde canlı olan aracı yakmak insanlıktan nasibini almamış insan kılıklı canavarların hangi noktaya geldiğini gösterir.

            Canlıyı hangi gerekçelerle olursa olsun yakmaya teşebbüs etmek en ağır insanlık suçudur. Bu vahşi eylemi yapanlar ister şeref ve haysiyet yoksunu PKK uzantıları olsun, ister aşırı uca mensup soysuzlar olsun fark etmez. Bu durum ülkenin içinde bulunduğu noktanın çok hoş olmadığını gösterir.

            Canlıyı yakmak gibi insani özellikten yoksun duruma gelmek toplum olarak düşündürücüdür.

            Bir başka düşündürücü olayda başka bir ilimizde olandır. Lise öğrencisi erkek, kız arkadaşını bıçaklayarak ölümüne sebep olmuştur. Öldürme sebebi ne olursa olsun bu  düşündürücüdür.

            Toplum bunalımdadır. Her yerde ve işte mutlaka aşırılıklar vardır. Sevgide aşırılık nefrette aşırılık bu hayra alamet değildir. Sevgi sevgilik özelliğini kaybetmiş sevgi aşırı arzu aşırı tutku noktasına çıkmıştır.

            Bu ülkeyi şimdiye kadar yönetenlerin, bu hastalıkta sorumluluğu vardır. Kişi ve kurumlar görevini yapmamıştır. Aile; değerler silsilesini kendisi ebeveynlerinden almadığı gibi çocuğuna da verememiştir. Milliliği sadece adında kalan Eğitim Bakanlığının sistem, program yönetici ve öğretmenleriyle görevini yapmamışlar içindedir.(Tabi ki her yerde olduğu gibi görevini yapanların olduğunu biliyor onlara sonsuz minnetlerimizi sunuyoruz). Öğretmen yetersiz, ebeveyn ilgisiz siyaset ve bürokrasi politika üretme cılızı olursa bunların olması da doğaldır.

            Milli ve manevi hafızasının yitirme noktasına gelmiş toplumumuzda, eğitimde olduğu gibi, sosyal, ekonomik, kültürel ve inanç  alanın da  sıkıntı büyüktür.

            İnançlı gibi kendini gösteren öyle yol tutanlarda dikkat edilirse bu özelliklerden yoksun olduğu görülür.

            Toplumun yaralarından olan bireysel ve toplumsal huzursuzluk Ülkemizin milli ve manevi bünyesini kemirmektedir. Sıkıntı önüne geçilmez duruma gelmeden tedbir alınmalıdır.















Yorum ekleYorum ekle
Yorumlar


  Henüz yorum yapılmamış





Bu yazarın diğer yazıları