1.50
1.93
60,884
FAHRİ YURTSEVER

YURTSEVER BAKIŞ

FAHRİ YURTSEVER


29 Ekim 2009
font boyutu küçülsün büyüsün

"Siz, ne diye övünüyorsunuz, niçin mutlusunuz .? NEYİ KUTLUYORSUNUZ.!"


Bir 29 Ekim'i daha kutlayacağız, The Ilımlı İslam Cumhuriyeti olma yolunda.

Haykıracağız bir ağızdan: Ne Mutlu Türküm Diyene!

 

Kimileri kuru bir söz olarak algılayacak, kimileri şövenist söylemin göstergesi!

 

Birde dönüp kendimize bakalım.

Bugün Türk olmakla övünecek, mutlu olacak neyimiz var?

Övünecek neler yaptık?

Ülkemiz çok ileri aşamalar kaydetti, dünyanın sayılı ülkeleri arasına girdi, açlığı yoksulluğu eşitsizliği ortadan kaldırdık, onun için mi mutluyuz?

 

Mutlu muyuz?

 

Üstelik çoğu kez yersiz kullanılıyor.

Efendim, tarihte devletler, imparatorluklar kurmuş bir milletin torunlarıyız ..

Evet öyleyiz, öyleydik.!

Evet, yedi düvele kafa tutmuş, yokluktan bir devlet yaratmış, mazlum milletlere örnek ilk anti-emperyalist savaşı başarıyla vermiş bir halktık, halkın çocuklarıydık.

 

Ya şimdi! Onların çocuklarıyız diyebilir miyiz kendimize, onlara layık mıyız?

Onlar mutlu olabilirler, övünebilirlerdi. İstiklal Harbinden zaferle çıkmış gazilerdi, on yılda büyük işler başarmışlardı. Dünya saygı gösteriyor, örnek alıyordu. Sözümüz her yerde geçiyordu. Kimseye el avuç açmıyorlardı..

Tabiî ki mutlu olacaklardı, öğüneceklerdi.

 

İkinci on yılda, 20 Yıl Marşını besteleyecek, göğüsleri kabaracak, yine Öğünecek yine Çalışacak yine Güveneceklerdi.

 

29 Ekimlerde, ithal edilen değil, milli sanayimizin ürettiği silahları, topları, tankları, arabaları, makineleri, uçakları sergileyecekler, bunları biz yaptık, karnımız tok, sırtımız pek, ülkemizde aç-yoksul yok, adaletsizlik nedir bilmeyiz diyeceklerdi ve yine hep bir ağızdan haykıracaklardı: Türk'üz, çalışıyoruz, güveniyoruz, öğünüyoruz.

 

Sadece Onlar haykırmayacak, seyre gelen başka ülke vatandaşları içlerinden geçireceklerdi:

Ne mutlu Türküm diyene.!

 

Birde şu halimize bakın. Bu halimize, gülüyor-alay ediyor olmalılar.

 

Ya kabirlerinde yatanlar. Onlar bize haklarını helal ediyorlar mıdır acaba?

Madem kıymetini bilmeyecektiniz, biz niye Çanakkale’de,  Sakarya’da, İnönü’de, Dumlupınar’da öldük be uşaklar demiyorlar mıdır?

Biz bu topraklarda vida üretilemiyorken, uçak fabrikası kuracak kadar kendimize güveniyor, büyük hayaller kuruyorduk, demiyorlar mıdır?

Siz, ne diye övünüyorsunuz?

Niçin mutlusunuz?

El kapılarına çalışmaya gittiğiniz için mi?

Üçüncü derece IMF-AB memurlarının önünde beş takla attığınız, üstüne fırça yediğiniz için mi?

Çocuklarınızın yüzde yetmişi, çareyi yurtdışına kapağı atmakta gördüğü için mi?

Sağ-Sol, Kürt-Türk, laik-dindar diye birbirinizi boğazladığınız için mi?

Büyükelçiliklerin kapılarında vize sebebiyle, yatak-döşek günlerce bekletildiğiniz için mi?

Havaalanlarında şüpheli, hastalıklı muamelesi gördüğünüz, aşağılandığınız için mi?

Başınıza çuval geçirildiği ve gıkınız çıkmadığı için mi?

Siz, ne diye övünüyorsunuz, niçin mutlusunuz .? NEYİ KUTLUYORSUNUZ.!

 

F.Yurtsever

 

Not: "Ne Mutlu Türküm Diyene." deyişi, 10.Yıl Nutku’nun son sözüdür. Öyle durduk yerde yada zamansız, anlamsız söylenmemiştir.















Yorum ekleYorum ekle
Yorumlar


  Henüz yorum yapılmamış





Bu yazarın diğer yazıları